Anasayfa » Гупсыси псалъэ, зыплъыхьи тIыс Düşünerek Konuş, Bakınarak Otur

Гупсыси псалъэ, зыплъыхьи тIыс Düşünerek Konuş, Bakınarak Otur

by admin
436 views

Herhalde sıradan bir Çerkes’in hayatı boyunca en çok duyduğu atalar sözü olabilir…

Düşünerek konuş, bakınarak otur… Kitap yazılır şu atasözünü irdelerken…

“Düşünerek konuş” ve “Bakınarak otur” u birbirinden ayrı değerlendirmemek gerek. Mesele sadece doğru düşünmek ve doğru şeyler söylemek doğru şekilde oturmak değil.

Ağzından çıkan sözler subjektif düşüncelerinin ürünü olabilir ama bunun bir önemi yok, “Zıpl’ıhu” “Etrafına bakınarak” diye salık verdiği, işaret ettiği mefhum kişinin bir cemiyetin mensubu olduğu gerçeğidir ve o cemiyete mensubiyetin şuuruyla objektif hakikat peşinde koşmalısın tavsiyesi bir nevi..

Felfesenin en oturaklı abilerinden Kierkegaard’ın “Objektif hakikat herkes için, sübjektif hakikat ise sadece birey için doğruluktur.” tespitiyle de paralel bir başka felsefi derinliği daha var bu atasözünün

Düşünmek demişken….  Analitik psikolojinin kurucu babası Carl Jung bir kitabında söyleşi yaptığı bir Amerikan Yerli kabilesinin (kızılderili) şefiyle arasındaki diyalogdan bahseder…

“Beyazlar… daima bir şeyler ararlar; her zaman huzursuz ve gergindirler. Ne istiyorlar? Bilmiyoruz. Onları anlamıyor ve deli olduklarını düşünüyoruz.” der şef…

Jung, ona neden böyle düşündüğünü sorduğunda:

“Kafalarıyla düşündüklerini söylüyorlar”, diye cevaplar şef.

“Evet, elbette. Peki siz nasıl düşünü­yorsunuz” diye sorar Jung.

Şef ise “Bizler burası ile düşünüyoruz” diyerek kalbini gösterir.

Çok etkilenir Jung bu cevaptan… Kalbiyle düşünmek… Çok düşünür taşınır bu cümle üzerine

“Kalbiyle düşünmek” eylemini empatiyle özdeşleştirir… Kendini karşısındaki kişinin yerine koyabilme durumu ve yalnızca empatinin insanlık tarihindeki önemini anlamaya başladığımızda, geçmi­şimizi de doğru bir şekilde anlayabiliriz tespitinde bulunur.

Jungcuğum biz Çerkesleri tanısaydı Amerikalara kadar gitmek zorunda kalmazdı…

Zira Çerkesler de kalbiyle düşünür…. Düşünmekle de kalmaz, insanı insan yapan duygularını da kalp üzerinden dile getirir…

гу (Gu) : Kalp – Yürek
гупшысэн/гупсысэн (Gupşısen / Gupsısen) Düşünmek fiil kökü
гулъытэ (Gul’ıte) Anlayışlı olma hali
гум къэк1ын (gum k’eqın) Özlemek
гум егъун (Gum yeğun) Üzüntü halinin yüreğini kemirmesi…
гуры1уэн (Gurı’uen) Anlamak

Örnekler çoğaltılabilir kolaylıkla…

Peki diaspora Çerkes toplumunun günden güne daha bir empati yoksunu, özellikle birbirleriyle diyaloglarında daha bir nobran… kızılderili şefin beyaz adamı betimleyişindeki gibi daha bir gergin olduğu tespitinde bulunursak, bunu da Adıgebzenin diasporada artık etkinliğini kaybedip gitgide melankolik bir öğeye dönüşmesine bağlayabilir miyiz?

Benzer Yazılar

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00